Blog içeriğimi asrizamanlar.tumblr.com adresine taşıdım... Buradaki kayıtları arşiv amacıyla saklıyorum.

20 Eylül 2008

Fenerbahçe - Gençlerbiliği



Türkiye ligine kötü başlayan Fenerbahçe, ikinci yarısında çok iyi oynadığı ve maçı neredeyse çevirebileceği bir maçta Porto'ya yenilince kopan saçma sapan kıyamete rağmen keyfimizi bozmuyoruz ve maça gidiyoruz.

Aklı başında insanların hüküm sürdüğü hiç bir diyarda, daha 4 maç üst üste ideal kadrosuyla oynayamamış bir takımın, hocanın, kulübün futboluna bakarak felaket havası yaratılmaz.

Kazanması da kaybetmesi de berabere kalması da olay mertebesinde olan, Türkiye'nin en renkli ve keyifli kulubünün tribünlerinde maç izlemek için yola çıkıyoruz. Hedef: önce Nazlı'da bira, sonra yoğurtçuda buluşma en sonra da biz tribünde, takim sahada eğlencenin dibine vurmaca.. Hadi hayırlısı.

Paul Auster yazdı: ABD'nin ABD'yle savaşı


Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Paul Auster tüm dünyayla aynı anda Türkiye'de de çıkan yeni kitabı "Karanlıktaki Adam"da ABD'yi ABD'yle savaştırıyor...

"Uçsuz bucaksız Amerika kırsalının bir beyaz gecesinde daha, dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım..."

72 yaşındaki eski kitap eleştirmeni August Brill, geçirdiği bir araba kazasından sonra kızı ve torunuyla birlikte oturmaktadır.

Uykusuz bir gecede, anımsamak istemediği düşünceler ve olayları, karısının ölümünü, torununun erkek arkadaşının Irak’ta vahşice öldürülüşünü kafasından kovmak için, kendi kendine öyküler anlatır. ABD’nin Irak’la değil de, kendi kendisiyle savaşta olduğu bir öykü kurar.

Bu hayalî ABD’de, ülke kanlı bir iç savaşa sürüklenmiştir. Gece ilerledikçe, Brill’in öyküsü gittikçe yoğunlaşacak, unutmak istedikleri bir bir geri gelecektir...

Amerikan edebiyatının son döneminin en saygın birkaç yazarından biri olan Paul Auster, tüm dünyayla aynı günlerde yayımlanan yeni romanı Karanlıktaki Adam’da, belki de bugüne kadarki en politik yapıtını sunuyor okurlara.

12 Eylül 2008

Yavaş Yavaş Ölürler



Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar

Pablo Neruda

11 Eylül 2008

Tarihten bir sayfa: Terim çıldırdı!



(1981) O yıllarda Galatasaray'da top koşturan Fatih Terim, Büyük Maksim Gazinosu'nun çıkış kapısında kıskançlık nöbeti geçirip, Müjde Ar hayranı olan ve Ar’a çiçek gönderip şarkı isteğinde bulunan Turgay Canyurt'un kafasını yardı.

26 Ağustos 2008

aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. Ya denizde ya havuzda...


Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.
Ya denizde ya havuzda...
Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz...

ekle