Blog içeriğimi asrizamanlar.tumblr.com adresine taşıdım... Buradaki kayıtları arşiv amacıyla saklıyorum.
11 eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2008

Paul Auster yazdı: ABD'nin ABD'yle savaşı


Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Paul Auster tüm dünyayla aynı anda Türkiye'de de çıkan yeni kitabı "Karanlıktaki Adam"da ABD'yi ABD'yle savaştırıyor...

"Uçsuz bucaksız Amerika kırsalının bir beyaz gecesinde daha, dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım..."

72 yaşındaki eski kitap eleştirmeni August Brill, geçirdiği bir araba kazasından sonra kızı ve torunuyla birlikte oturmaktadır.

Uykusuz bir gecede, anımsamak istemediği düşünceler ve olayları, karısının ölümünü, torununun erkek arkadaşının Irak’ta vahşice öldürülüşünü kafasından kovmak için, kendi kendine öyküler anlatır. ABD’nin Irak’la değil de, kendi kendisiyle savaşta olduğu bir öykü kurar.

Bu hayalî ABD’de, ülke kanlı bir iç savaşa sürüklenmiştir. Gece ilerledikçe, Brill’in öyküsü gittikçe yoğunlaşacak, unutmak istedikleri bir bir geri gelecektir...

Amerikan edebiyatının son döneminin en saygın birkaç yazarından biri olan Paul Auster, tüm dünyayla aynı günlerde yayımlanan yeni romanı Karanlıktaki Adam’da, belki de bugüne kadarki en politik yapıtını sunuyor okurlara.

27 Mayıs 2008

Mahremiyet kalkıyor mu?

“Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı” yasalaşırsa, tüm vatandaşların, tüm özel bilgileri bir havuzda toplanacak ve “istisnai” hükümlerle bu bilgilere erişim kolaylaşacak. NTVMSNBC, tartışılan tasarıyı uzmanlara sordu.

11 Eylül saldırılarından sonra başta ABD olmak üzere, tüm dünyada başlayan “terörle mücadele” çerçevesinde kişisel verilerin “güvenlik” amacıyla kullanılması çalışmaları, güvenlik ve özgürlük tartışmalarıyla hızlandırıldı. Türkiye’de de tartışma “vatandaşlık numarası” çıkınca “fişlenme” endişesiyle başlamıştı. e-devlet uygulaması ile, “vatandaşlık numarası” bilinen herkesin örneğin “vukuatlı nüfus kaydı” bilgilerine erişmek mümkündü. Bu endişeler giderilmeden hükümet, uzmanlara danışmadan “Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı”nı hazırlayıp TBMM’ye sundu. Ancak tasarı komisyonda görüşülürken, adı öyle olsa da aslında kişisel verileri korumadığı, aksine tüm kişisel bilgilerin bir havuzda toplanmasını ve bu havuza çok sayıda gerekçeyle erişimi kolaylaştırdığı ortaya çıktı. Devlet şeffaflaşmıyor, aksine vatandaşı şeffaflaştırıyordu.

Tasarı “kişisel veri”yi “kimliği belirlenebilir gerçek ve tüzel kişilere ilişkin bütün bilgiler” olarak tanımlıyor ve bu bütün bilgilerin nasıl toplanacağı, nasıl korunacağı, nasıl kullanılacağını düzenliyor. “Bütün bilgiler” ifadesinin, sadece nüfus kütüğü, öğrenim düzeyi, adres, iş, sabıka, vergi, pasaport gibi ‘teknik’ kayıtlardan ibaret olmadığı da, tasarıdaki şu maddeyle açıklık kazanıyor:

“Irk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, dernek, vakıf, sendika üyeliği, sağlık ve özel hayatla ilgili veriler kayıt altında işlenemez. Ancak kanunun öngördüğü bir zorunluluk dolayısıyla kamu yararına veya resmi olarak verilmiş bir görevin yerine getirilmesi amacıyla işlenebilir.”

Bu istisna net olarak tanımlanmadığından, tüm bu bilgilere iş yeri amirinden polise kadar, muhatap olmak durumunda kaldığınız tüm kişi ve kurumlar erişebilecek. Amir, memurunun tüm inançlarından, özel hayatındaki gelişmelerden ve hatta AIDS testi yaptırdığından haberdar olabilecek.

Tasarının TBMM Adalet Alt Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında Emniyet, MİT ve Jandarma istihbaratı, “suç ve suçluyla mücadele” gerekçesiyle kamu ve özel kurumlardaki bilgilere erişim ve dosyalama yetkisi isteyince, tartışma büyüdü.

Muhalefet milletvekilleri, bu üç kurumun, vatandaşın psikolojik ve fiziki sağlığından hangi partiyi desteklediğine kadar tüm özel hayat bilgilerine erişip “fişlemesi”ne karşı çıktı. CHP’li İsa Gök “Devlet vatandaşın sevgilisinin kim olduğunu, gay olup olmadığını bile fişleyecek” diye itiraz etti. Komisyon Başkanvekili AK Parti’li Hakkı Köylü de tartışmalar üzerine toplantılara ara verdi, tüm kurumlardan tasarıya ilişkin tekrar görüş alınmasını istedi.

NTVMSNBC tartışılan tasarıyı, Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Behcet Envarlı ile İnternet ve Hukuk Portalı Yürütme Kurulu üyesi Avukat Fikret İlkiz’e sordu. Envarlı’nın verdiği bilgilere göre, tasarı öyle hazırlanmış ki, istihbarat kurumlarının ayrıca bir yetki istemesine gerek yok, tüm bilgilere zaten erişebilecekler. Fikret İlkiz’e göre de, tasarı bir yandan “yasak” getirirken, diğer yandan o kadar çok “istisna” getiriyor ki, istisnalar kaide olacak.

İlkiz ve Envarlı, tasarıyla oluşturulacak Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun hükümet tarafından oluşturulmasına da itiraz ediyorlar. Kurul üyelikleri için “uzman” olma şartı aranmadığına, yetkilerinin tam olarak belirlenmediğine dikkat çeken İlkiz ve Envarlı, hükümet tarafından atama ile oluşacak kurulun bağımsız bir denetleme görevi yapamayacağını savunuyorlar.

Tasarının tam metni

ekle